Direniş Cephesi Destek Cephelerine Nasıl Bakıyor?

Nasır Kandil tarafından al-binaa.com adlı internet sitesinde kaleme alınan “DİRENİŞ EKSENİ DESTEK CEPHELERİNE NASIL BAKIYOR?” başlıklı yazıyı siz kıymetli okuyucularımız için çevirdik. 

21 Aralık 2023
Direniş Cephesi Destek Cephelerine Nasıl Bakıyor?

Arap kamuoyunun büyük bir kısmı, işgal ordusunun Gazze'de kadın ve çocuklara yönelik Amerika’nın tam desteğiyle yaptığı katliamların şokunu yaşıyor ve yaşananları direnişin performansı için bir mihenk olarak ele alıyor. Bazıları bu nedenle ve normalleşme grubunun programlı propagandasının etkisi altında geliyor ve şu soruya durumu vardırıyor: Aksa Tufanı’na Hamas karıştı mı? Başkaları da şöyle diyor: Hamas, kendisine vadedilenlere kavuşmamışsa Direniş Ekseni, Hamas’ı işin içine soktu da o da farklı bir destek mi vehmetti? Ancak olayların böylesi yüzeysel bir atmosferde takibi, birçok durumda duygusal ve insani boyutuna rağmen meselenin hakikatinin, katliamların temsil ettiği sonuç değil; asıl olarak Filistin'in geleceğinin temsil ettiği şey olduğu gerçeğini göz ardı ediyor. Filistinliler, özellikle de Gazze'dekilerde, olaylarla ilgili ilk taraf olmaları nedeniyle, böyle bir yaklaşımı görmüyoruz. Varsa da etkisinin yüzdesi ve sınırları küçük kalıyor çünkü Filistinliler, özellikle de Gazze’nin evlatları, durmanın ve ayaklanmaya, zincirleri ve kuşatmayı kırmaya alternatif olarak önceki halin veya kendilerine sunulanlara meyletmenin alçak ve rezil, yavaş bir ölüm olduğunu biliyor. Bu arada ister Gazze'de ister Batı Şeria'da ister Kudüs'te olsun işgalci yapının, Filistinlilere sunduğu tek son budur. Bu nedenle ayaklanma ve direnişlerinin getirdiği fedakarlıkları umursamadıklarını ve onları kuşatma altındaki aşağılayıcı ve rezil, yavaş bir ölümden ve işgalin birkaç yılda bir kararlaştırdığı savaşlardan -Batı Şeria'nın bugünlerde tanık oldukları bunun güzel bir örneğidir- direnişlerinin gerektirdiklerini daha az külfetli addettiklerini görüyoruz.

Direniş Ekseni ve güçleri, seçimlerinin kendilerini bağrına basan çevreye dayattığı fedakarlıkların boyutunun farkındadır. Keza Lübnan'daki direniş, caydırıcılık kudretinin yaklaşık yirmi yıldır Lübnan sınırları boyunca korumuş olduğu istikrar için Temmuz 2006 savaşında çevresini ağır bir bedel ödemeye zorlamış olduğunu biliyordu. Mücadele boyunca bu ortamın şiiri, bugün Gazze halkının söylediği gibi, direnişe feda seviyesinde kaldı. Yemen'deki Ensarullah, sebat ve dik duruş tercihlerinin sonuçlarını halklarına yüklediklerini biliyordu. Açlık, kuşatma, yıkım ve kan açısından maliyet çok büyüktü. Lakin bu fedakarlıklar sayesinde Ensarullah, Gazze savaşında Yemen'e diğer tüm Araplara ağır gelecek özel bir konum temin etmiş oldu ve bir vatandaş olarak Yemenli, her Arap'ın değer verdiği ve kutladığı bir simge haline geldi. Aynı şekilde Suriye'yi direniş güçleri için bir merkez ve kale olarak tutmanın ve Siyonist işgal, terör, bu proje için ayrılan milyarlarca dolarlık bütçe ve getirilen on binlerce teröriste rağmen yıkma ve bölme projesiyle yüzleşme savaşını kazanmasının bedeli böylece ortaya çıkıyor. Yaptıkları fedakarlıklarla orantılı olarak yaşadıkları zorlu yaşam koşulları Suriyelilerin bedeli olarak karşımızdadır. Bu fedakarlıklar olmasaydı IŞİD ve ortakları Suriye'yi paylaşacak ve Suriyelilere her gün korkunç ölümü tattıracaktı; aynı durum Irak'taki direniş güçleri için de geçerlidir.

Mesele tam olarak Amerikan-İsrail projesini nasıl yenilgiye uğratacağımız ve Gazze'de Hamas önderliğindeki direnişin nasıl zafere ulaşacağıdır; Direniş Ekseni ve güçleri soruyu böyle soruyor. Ve cevap veriyor: Hedefin gerçekleşmesi, puanlarla geçen mücadelelerin birinin öldürücü darbeye dönüşeceği faraziyesine hazırlık oluşturacak şekilde puanlarla olacak; öldürücü bir darbeyle değil. Bu kontrol edilemeyecek veya gerçekleşmesi engellenemeyecek bir şeydir. Bu nedenle birinci öncelik, savaşa güçlü bir şekilde giren Amerikan caydırıcı gücünün bozulmasına neden olan Eksen gücünü caydırıcı bir unsur olarak konumlandırmak ve Amerika ve İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşının hesaplamalarında Direniş Ekseni’nin varlığını sürdürmektir. Bu denkleme göre Direniş Ekseni, tüm cephelerinin açılmasıyla ateş gücünü fazla fazla kullansa bile çocuk ve kadın cinayetlerinin durdurulması sağlanamayacak. Bunun yerine Direniş Ekseni, işgalci varlık ve Amerika’yla vuruşmak üzere kendi savaş meydanlarını devreye sokacak; bir yandan faydanın Filistin davası önceliğinde kalmasına, Arap ve diğer milletlerin sokaklarını harekete geçirmedeki önemli rolüne ve bir yandan da Filistin'deki direnişin, saldırılar durduruluncaya kadar bir yıpratma savaşı vermesine veya savaşın kapsamlı bir savaşa dönüşmesine müsaade edecek şekilde, savaşın gidişatını kontrol etmeye izin verecek biçimde güç fazlalığını caydırıcı bir faktör olarak geride tutacaktır.

Bu, direniş eksenindeki her grubun kendi cephesine kendi programı dahilinde ulusal boyutlu bir cephe açmasını gerektiren yoldur. Tıpkı Irak ve Suriye direnişi için Suriye ve Irak'taki Amerikan işgalinde olduğu gibi veya Lübnan direnişi için Şeb’a Çiftlikleri, işgal edilen diğer noktaların durumu ve Lübnan'a yönelik saldırıyı önleyecek caydırıcılık denkleminin kurulması gibi ya da Yemen'de Ensarullah için Kızıldeniz'in durumu ve denizde seyir güvenliği, Babu’l-Mendeb Boğazı'nın konumu ve güvenliğindeki ortaklık gibi. Bu başlıklar aynı zamanda savaşın kendi bağlamında gelişmesinin gereklerine göre gelişme kapasitesine sahip Amerikan-İsrail ittifakı için manevi ve askeri yıpratma savaşı platformlarını temsil ediyor. Ne var ki sıcak ve taze olmadığı sürece onu geliştirmek imkânsız. Cepheleri kademeli olarak açmadan, ısıtmadan, tırmandırmadan her alanda iç ve dış atmosferi bu tür olasılıklara hazırlamak mümkün değil.

Lübnan cephesinin sunduğu örnekte, işgal ordusunun, elit birlikler gönderip yarısını Lübnan cephesinde seferber etmek zorunda kaldığını, geri kalan yarısıyla da Gazze'de savaşa giriştiğini ve ortaya çıkan kanamayı Gazze'deki savaşta yedeklerle telafi ettiğini kolayca keşfedeceğiz. Bu da günler geçtikçe savaş etkinliğindeki düşüşü açıklıyor; işgal altındaki Filistin'in kuzeyindeki hastane verilerinin söylediği gibi bu cephedeki çatışmalarda işgal ordusu saflarından 1.800 kişi yaralandı yani tahmini olarak 100'den fazla asker de öldü. En önemlisi cephenin açılması ve yönetilmesi, yaklaşık iki yüz bin yerleşimcinin kuzeyden ve merkezin kuzeyinden göç etmesine neden oldu. Bu durum, Gazze'ye komşu bölge gibi bu bölgeyi de yerleşime elverişsiz ve yaşanmaz hale getirdi ve Siyonist varlığın liderleri üzerinde baskı oluşturan, kendisini ve destekçisi Amerika’yı Gazze'ye yönelik saldırının durdurulmasını hızlandırmak ve buna bağlı olarak güney Lübnan'daki destek cephesini durdurmak veya bu cepheyi tırmandırmak ve direnişe ateş gücünü sahada münasip ve orantılı olarak gösterme meşruiyetini artırmak gibi iki seçeneğin arasına koyacak bir siyasi krizin ve güvenlik krizinin kaynağı haline geldi.

Yemen, Kızıldeniz ve Babu’l-Mendeb Boğazı'nın güvenliği örneğinde ise seyrüsefer güvenliği, enerji güvenliği ve İsrail’in güvenlik üçlemesinde birleşen ve Kızıldeniz'in simgelediği on yıllara yayılan bir zaman diliminde Amerika’nın stratejik güvenliği kavramına doğrudan bir saldırı var. Burası Ensarullah'ın, bu stratejik Amerikan güvenliği kavramına her gün meydan okuduğu yer ve Amerikalılar, Gazze'ye yönelik saldırıyı durdurmak için baskı yapmak ile seyrüseferi ve enerji akışını yok edecek ve Kızıldeniz'i bir savaş alanına çevirecek daha geniş bir savaşa girmek arasında seçeneklerinin dar olduğunu düşünüyor. Amerika-İsrail hesaplarında savaşın nasıl devam edeceği ve zaman savaşının ne anlama geldiğine dair ikinci bir faktör olarak Lübnan cephesinin çıkmaza girmesi gibi Kızıldeniz cephesi de çıkmaza girmiş durumda.

Gazze'deki direniş, meydanları tutuşunu ve saldırıların durdurulması kaçınılmaz bir seçenek haline gelinceye kadar işgal ordusuyla açık bir yıpratma savaşıyla ilerleyebileceğini kanıtlıyor. Çatışmanın her ekseninde Siyonist düşmanın zamanı tükeniyor ama Gazze'deki direniş İsraillilerin sahip olmadığı kesin bir güvene sırtını yaslıyor. Eğer durum daha da ağırlaşırsa, sonuçlar beklentilerle çelişirse ve dengeler işgalci güç lehine dönmeye başlarsa o zaman yalnız olmadığının idraki bu güvenin kıvamını meydana getiriyor. Zira Direniş Ekseni ne pahasına olursa olsun durumu tersine çevirmeye hazır olacak. Cepheler sıcak ve ortam tedarikli, konu bir karara bağlı!

Kudüs Haber Ajansı - KHA

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.