Biden'ın İsrail Ziyaretine Eleştiri

İsrailli tarihçi Eyal Ziser, ABD Başkanı Joe Biden'ın Ortadoğu ziyaretinin bazı ters sonuçlar doğurduğunu kaydederek, bunun İsrail’in güvenlik ve askeri yönünü etkilemesinin beklendiğini belirtti. 

18 Temmuz 2022
Biden'ın İsrail Ziyaretine Eleştiri

Israel Today gazetesinde makale kaleme alan Tel Aviv Üniversitesi Doğu Araştırmaları Profesörü Eyal Ziser, “Amerikan başkanları genel olarak Ortadoğu'da sevilmiyor. ABD, Batı'nın zaferinin en açık sembolü ve Doğu üzerindeki siyasi, ekonomik ve teknolojik üstünlüğün göstergesidir” dedi.

Arabi21 tarafından tercüme edilen makalede Ziser, Biden'ın ziyareti sırasında İran'a karşı bir hava savunma ittifakı kurmadığını bildirerek, ancak Rusya ve İran'ı yakınlaştırmayı başardığını ve İsrail'in Suriye'de hareket özgürlüğünün kısıtlanmasıyla bu adımın bedelini ödeyeceğini söyledi.

İran, Rusya ve Türkiye ile birlikte Tahran'da bir zirve düzenlemeyi planlarken, bunun, ABD Başkanı Biden ve dokuz Arap liderine ev sahipliği yapan Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki zirveye rakip gibi gözüktüğü ifade ediliyor.

Ziser sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerikan başkanları, bölge sakinleri ve yöneticiler arasında öfke ve düşmanlığa neden oldu. Baba George Bush ve oğul Bush gibi başkanlar ve Donald Trump, sempati ve popülerlik kazanmaya çalışmaktan vazgeçtiler. Bunun yerine, kararlı bir şekilde bölgedeki Amerikan çıkarlarını geliştirdiler. Bush yönetimi sırasında ABD, Afganistan ve Irak'ı işgal etti. Trump, Tahran'la bir çatışmadan çıkış kararı alırken, Kasım Süleymani'nin tasfiyesini emrederek Tahran'la nükleer anlaşmadan çekildi. Şaşırtıcı bir şekilde, bu adımlar, bu başkanlara yönelik gözdağı ve korku uyandırdı. Başkan olarak bölgeye ilk ziyareti için gelen Biden, Bush ya da Trump ya da Arap Baharı'nın dalgalarına binmeye çalışan Obama gibi bile değil; Biden buraya evinde zorluklarla karşı karşıya kalan zayıf bir başkan olarak geldi. Bölge yöneticilerinin, özellikle de Suudilerin iyi niyetine, onların ona ihtiyaç duyduğundan daha fazla ihtiyacı var. Ana hedefi, önümüzdeki Kasım ayında yapılacak Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerinde ve tabii ki iki yıl sonraki başkanlık seçimlerinde kendisine bir yenilgiye malolmadan önce petrol fiyatlarının istikrarı için Suudi desteğini almaktır.”

İsrailli tarihçi Ziser, “Biden'ın söylemekten kaçındığı şeyleri bilmek önemli, bu da, Ortadoğu'nun onu gerçekten ilgilendirmediğidir. Ruslarla bir çatışmanın heyecanlandığı Doğu Avrupa veya Çinlilerle bir yüzleşmeye hazırlandığı Uzak Doğu'nun aksine, bölgemizde özellikle İran'la Ortadoğu'dan ve tüm sorunlarından uzaklaşmasını sağlayacak bir anlaşmaya varmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

ABD’lilerin dostlarına karşı sadakatsizlikle bilindiğini söyleyen Ziser, “İkincisi, ılımlı Arap ülkelerinin yöneticileri olan müttefiklerini savunmaya kararlıdır. Amerikalılar, dostlarına ve müttefiklerine gösterdikleri sadakatsizliğiyle bilinirler; İran'da Şah, Mısır'da Hüsnü Mübarek ve ondan sonra Abdulfettah es-Sisi ve bugün Biden'ın Beyaz Saray'a girdiği andan itibaren Suudi gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesindeki rolü nedeniyle soğukkanlılık ve hatta düşmanlık gösterdiği Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman böyledir” dedi.

Ziser makalesini şöyle bitirdi: “Her şey herkes için açık ve bu nedenle bölgede ziyarete kayıtsızlıkla yanıt vermeleri, kapsamını azaltmaları ve temelde Washington'un adımlarının zayıflığını ve yararsızlığını vurgulamayı seçmeleri şaşırtıcı değil. Ne de olsa, hiç kimse Amerika'nın sadece nükleer meselede değil, aynı zamanda İran'ın bölgedeki askeri varlığını artırmak gibi komployu teşvik etme meselelerinde de İran'a karşı savaşma kararlılığına ciddi umut bağlamaz. Biden'ın bölgedeki ziyaretinden yararlanan, bu hafta İran'a gelecek olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'dir. Putin'in İran'da bile kimse tarafından sevilmediğini unutmayın. Ama ondan korkuyorlar."

Kudüs Haber Ajansı - KHA

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.