ABD'den Filistin Direnişine Darbe Girişimi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın, geçtiğimiz Ocak ayı sonunda işgal altındaki Filistin topraklarına yaptığı ziyaret sonrası, Filistin direnişiyle yeni bir mücadele planına dair haberler gündeme geldi. Batı Şeria’nın kuzeyindeki direniş hücrelerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bu plana Filistin sahasından yoğun tepkiler yükseliyor. Filistin Yönetimi bu planı kabul ederse, bunun kendi tabutuna son çiviyi çakmak anlamına geleceği ifade ediliyor. 

03 Mart 2023
ABD'den Filistin Direnişine Darbe Girişimi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki direniş hücrelerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir planı Filistin yönetimine sunduğuna dair basına yansıyan haberlere ilişkin Nablus Valisi İbrahim Ramazan bir açıklama yaptı.

Nablus Valisi İbrahim Ramazan kendisine yöneltilen “Michael Wenzel’in planı” diye bilinen planla ilgili soruya, “Ben sızıntılarla uğraşmıyorum, ancak 5 bin kişilik bir askeri alım büyük bir sayıdır. Filistin yönetiminin bütçesinden daha büyüktür” şeklinde cevap verdi.

Lübnan merkezli el-Ahbar gazetesinin haberinde şu ifadelere yer verildi:

“Sızıntılar, planın Amerikan katılımını içeren bir güvenlik koordinasyonunu öngördüğünü ortaya koymuştu. Bu, birkaç ay boyunca Filistin Yönetimi ve İsrailliler arasındaki üst düzey toplantılara yüksek düzeyde temsilciler aracılığıyla Amerikan katılımı anlamına gelirken, tarafların güvenlikle ilgili konulardaki ilerlemeleri düzenli olarak Amerikalılara rapor etmeleri gerekiyordu. Ayrıca, şu anda Ulusal Güvenlik Kurumu’nda çalışan 5 bin kişilik özel Filistin kuvvetinin, Ürdün’deki bir Amerikan programı çerçevesinde eğitilmesi ve ardından Cenin ve Nablus’taki yeni merkezlere sokulmadan önce İsrail ordusunun faaliyetlerinin bu bölgelerde büyük ölçüde azaltılması da planın bir parçasıydı. Ayrıca, temas noktalarının, özellikle Batı Şeria’nın kuzeyi ve belki de El-Halil’in güneyinin Amerikan denetimi altında olması önerildi ve gözetim operasyonlarına batılı ekiplerin katılımı da düşünüldü.”

Bununla ilgili olarak El Fetih hareketine yakın siyasi analist Aziz el-Mısri, “Filistin Yönetiminin Amerikan planını kabul etmesi, özellikle konuşulanların herhangi bir tez veya siyasi yolla ilişkili olmadığı için, tabutuna son çiviyi çakmak anlamına gelecektir" ifadelerini kullandı.

Mahmud Amir müstear ismiyle El-Ahbar’a konuşan Nablus şehrinde ikamet eden Filistin Ulusal Güvenlik görevlisi ise, güvenlik görevlilerinden hiç kimsenin böyle bir şeye yanaşmayacağını vurgulayarak “Böyle bir senaryoyu uygulamak için Batı Şeria’dan değil, Somali’den 5 bin asker gerekir” şeklinde konuştu.

Yine el-Ahbar’a konuşan siyasi analist İsmail Muhammed, Filistin Yönetimi'nin direniş hücreleri ile mücadelede daha etkili bir rol oynaması için eğitim ve silah eksikliği yaşamadığını, 15 yıllık bölünme sürecinde, Amerikan yönetiminden cömertçe alınan silah, eğitim ve güvenlik yardımları ile güvenlik kurumlarını donattığını kaydetti.

İsmail Muhammed konuşmasına şöyle devam etti: “Filistin Yönetiminin direnişle savaşması için silaha ihtiyacı yok; bahane ve kılıfa ihtiyacı var. Geçmişte, ‘Hamas, Gazze’yi kontrol ettiği gibi Batı Şeria’yı da ele geçirecek' bahanesine sığınıyordu. Fakat şimdi bölünme sonrası bir dönemdeyiz. Yönetimin Fetih unsurlarına bile söyleyecek bir bahanesi kalmadı. Böylece işgal rejiminin bölgedeki ajanı haline geldi.”

Kudüs Haber Ajansı - KHA

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.