• 31 Ekim 2020 21:18
article

Siyonist Rejimin Türkiye-İran İşbirliğinden Korkusu

Siyonist rejim medyasında Türkiye ile İran arasındaki işbirliğinin İsrail'in güvenliği ve geleceğini tehdit ettiğini belirterek işbirliği ve dayanışma alanları üzerinde duruyor.

 
 
Türkiye ve İran, Irak ve Libya'da birlikte çalışıyor, sırada İsrail mi var?
 
İran ve Türkiye bazı konularda beraber çalışmayı sürdürdükçe Orta Doğu'daki politikalarını da giderek daha koordineli hale getiriyor. Her ikisinin de ABD'nin Suriye'deki rolüne karşı çıkması ilişkileri güçlendirirken ABD yaptırımlarını aşmak için ticaret yapmaları ve Kürt gruplarla mücadeleleri diğer ortak çıkarları teşkil ediyor. Genel anlamda bu kısmen kuşkucu bir değiş-tokuş olsa da Hamas'a verdikleri destek ve İsrail düşmanlığı gibi konularda aralarında birlik mevcut. Bu durum Tahran ile Ankara'yı Yemen'den Suriye'ye Orta Doğu'daki meselelerde yakınlaştırabilir.
 
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif 15 Haziran'da Türkiye'ye gitti. Bu onun, Covid 19 salgını süresince gerçekleştirdiği en üst düzey görüşmelerden birisiydi. Gündemi açıktı: Türkiye'nin yaptırımların ve silah ambargosunun etkilerini azaltmada yardım etmesini istiyordu. İran, ticareti artırmak için bazı konularda Türkiye'ye yardım edecekti. Bunların arasında İran'ın Türkiye'nin Libya'daki rolünü açıktan desteklemesi de bulunuyordu. Türkiye, Suriye'deki silahlı grupları savaşmaları için Libya'ya götürerek kıyılarındaki enerji kaynakları sondajını emniyet altına almak istedi. Türkiye Trablus yönetimini muhalefete karşı desteklemek amacıyla Libya'ya iha ve silah gönderdi.
 
Suudi Arabistan ve başka ülkeler tarafından desteklenen Mısır ise Türkiye'nin rolünü dengelemek için müdahale tehdidinde bulundu. Fransa ve Türkiye de Libya konusunda çatışma yaşadı.
 
Türkiye ve İran ayrıca Kürt silahlı gruplar ve isyancılara karşı da koordineli saldırılar gerçekleştirmekte. Türkiye 17 Haziran'da kuzey Irak'ta Pençe Kartal ve Pençe Kaplan operasyonları başlattı. İran ile koordineli gerçekleştirilen operasyonların hedefi kuzey Irak'taki Kürdistan bölgesinde Türkiye'nin üslerini çoğaltmak ve terör örgütü PKK'yı İran sınırından uzaklaştırmak olarak belirlendi. Arap Birliği, Irak ve başka ülkeler Irak'ın kuzeyinin Türkiye ve İran tarafından işgal edilmesine karşı çıktılar.
 
Öte yandan İran da İran-Irak sınırında Kürtlerin yaşadığı yerlerde 'terörist' olarak adlandırdığı unsurlara karşı saldırılar başlattı. ABD'nin terörist ilan ettiği İslam Devrimi Muhafızları Birlikleri'nin şu anda Türkiye ile koordineli hareket ettiği bildirilirken İran'ın Tasnim Haber Ajansı da Devrimi Muhafızları'nın Irak'ın Kürdistan bölgesinden kaynaklanan terör tehdidine karşı savaşmaya hazırlandığını duyurdu.
 
Devrim Muhafızları geçmişte de Türkiye ile koordinasyonun yollarını aramıştı. 2014 yılında Türkiye'de Devrim Muhafızları ile Müslüman Kardeşler arasında, Mısır ile Suudi Arabistan'a karşı eylemleri koordine etmeyi amaçlayan gizli bir görüşme gerçekleştirildi. Türkiye'de iktidar partisinin kökleri Müslüman Kardeşler'e dayanıyor. Son derece olağan bir şekilde, Mısır ve Katar dışındaki Körfez ülkeleri Türkiye ile İran'ın Irak'taki rolü hakkında kaygılarını dile getirdi. Mısır, İran ile Türkiye'nin Irak'ı hedef alan saldırılarını 19 Haziran'da güçlü bir biçimde kınadı.
 
Kuzey Irak ve Libya'da görülen İran-Türkiye koordinasyonu şimdi İsrail'i hedef alabilir. Türkiye diyanet işleri başkanlığı bir süredir Filistinlilere Kudüs'ü ilhaktan korumak için 'İslam ümmetini' harekete geçireceğini söylüyor. İran rejimi de 'ümmetin önceliği' olarak Filistinlilerin yanında durma sözü verdi. İran dini lideri 21 Mayıs'ta 'silahlı direniş' çağrısında bulundu. İran'ın yargı erki başkanı ve din adamı İbrahim Reisi de Kudüs ve Filistinlilerin öncelikli olduğunu duyurdu. 
 
Türkiye ile İran arasındaki koordinasyonun delilleri, ABD'nin Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani'nin ölümüyle sonuçlanan saldırısına ve yine ABD'nin İran'ı hedef alan ve geçen Haziran ayının ortalarında yeniden uygulanmaya başlanan yaptırımlara Türkiye'nin karşı çıkmasında da görülebilir. Diğer yandan, Türkiye'nin bir müttefiki olan ve İran ile yakın ilişkileri bulunan Katar da bulmacanın bir parçası.
 
Türkiye'nin Yemen'de de bir role sahip olduğu iddiaları bölgede sıkça dile getiriliyor. Bu oldukça düşük bir ihtimal ancak Ankara'nın Suudi Arabistan'a karşı savaşan Husi isyancıların yanında duran İran'a yapmacık da olsa destek verdiği görülebilir. Türkiye ile İran, Sahra altı Afrika'da da koordine halinde olabilir. Bölgede İran vekil gruplara verdiği desteği artırmaya çalışırken Türkiye de askeri varlığını güçlendirecek girişimlerde bulunuyor.
 
Hamas ile yakın çalışma da Türkiye-İran ilişkilerinin bir parçası. Türkiye de İran gibi uzun bir süredir Hamas'a ev sahipliği yapıp onu destekliyor. Hamas lideri İsmail Heniye'nin Türkiye destekli Katar'a sık sık giderek Rus ya da başka ülke yetkilileriyle görüşmeleri dikkat çekiyor. Hamas'ın başka bir yöneticisi olan Halid Meşal de Katar'daki görüşmelere katılıyor. Heniye geçen yıl Aralık ayında Türkiye cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmıştı. Haniye Ocak ayında da Süleymani'nin cenaze töreni için İran'a gitmişti.
 
Gazze'de izole edilmiş durumda olan Hamas bugünkü Filistin siyasetinde bir kenara itilmiş görülebilir. Ancak son altı ayda Ankara, Tahran, Moskova ve Doha'da katıldığı üst düzey görüşmeler ile prestij kazandı. Bu da İran ile Türkiye arasında, Irak'taki koordineli askeri faaliyetler ve İran'ın Türkiye'ye Libya'daki askeri maceracılığında destek vermesi dahil, ittifakın güçlenmesine yardım edebilir. Bu ittifak aynı zamanda İran'ın silah ambargosunun sona ermesini istemesi ve Rusya'ya ulaşmasıyla da ilgili olabilir.
 
Ancak bölgedeki çoğu şey bu ittifak da kusursuz değil. Rusya, İran ile Türkiye'yi Suriye'deki savaşla ilgili müzakereler için Astana ve Soçi'de ağırlasa da aralarında zaman zaman anlaşmazlıklar olmakta. ABD'nin Suriye'deki rolüne karşı çıkmak konusunda üçü de aynı düşünüyor. Ancak Rusya, Libya'da muhalefeti destekliyor. Türkiye ve Rusya Suriye'de de gösünüşte farklı taraftalar ancak Türkiye Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alıyor ve yine iki ülke Suriye'de ortak devriye faaliyeti yürütüyor.
 
Türkiye Suriye'nin kuzeyini işgal ettiği ve Trump yönetiminin Suriye'den çekilmesini istediği zaman bir anlaşma için arabuluculuk yapan Rusya oldu. ABD Türkiye'nin Suriye ve Libya'da Rusya ile rekabet halinde olduğu varsayımıyla, Türkiye'nin gerek İdlib gerekse Libya'daki rolüne destek vermenin yollarını ararken Ankara yönetiminin genellikle Rusya ile çalışmayı tercih ettiğini ve bu iki konuyu ayrı tuttuğunu gördü.
 
ABD Suriye'yi Rusya için bir bataklığa dönüştürmek istediğini söyleyip Suriye rejimini de yaptırımlar yoluyla siyasetini değiştirmeye zorluyor. İran Suriye rejimini destekliyor. Yani Türkiye Suriye'de ikili bir rol oynasa da İran ile başka yerlerde ortaklıklar bulabilir. Çünkü Türkiye ve İran, İsrail ve Suudi Arabistan'a karşı ortak bir düşmanlık besliyor, ikisi de Katar ve Hamas'a sempati duyuyor ve ikisi de ABD'nin bölgedeki rolünün azalmasını istiyor. Türkiye PKK'yı bitirmek istiyor ve İran da yaptırımlara karşı destek karşılığında İran'daki Kürt muhaliflere baskı yapma ve Irak'ta Türkiye ile koordineli hareket etmeyi kabul etti.
 
İlhak yaklaştıkça Kudüs yeni bir baskı noktası olabilir. Türkiye ve İran içeride ve bölgede kendilerine verilen desteği canlandırmak için yeni bir konuya ihtiyaç duyuyor.
 
KUDÜS HABER