• 06 Ağustos 2020 21:17
article

İsrail'in Güvenliği İçin İran'a Saldırı Salvoları

ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, verdiği bir röportajda siyonist rejimin güvenliğinin sağlanması için İran'a saldırı seçenekleri üzerinde durdu.

Siyonist rejim medyasında yayınlanan haberin çevirisi

John Bolton: İsrail kendi ulusal çıkarlarına göre hareket etmeli

ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Ordu Radyosundan Efi Triger'in konuğu oldu. Programda İsrail'in ulusal güvenliği, yaklaşan ABD seçimleri ve İran'da hükümete ait önemli bölgelerde geçenlerde yaşanan patlamalar ele alındı.

Bolton röportajda Kasım'daki ABD başkanlık seçimini ve gelecek ABD yönetiminin belirsizliğini göz önünde bulundurarak, 'gelecek bir kaç ayın, İsrail'in kendi ulusal çıkarlarına göre hareket etmesi için uygun bir zaman olduğunu' söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim engelini aşıp yeniden seçilmesi halinde Orta Doğu'nun önemli bir değişime hazır olması gerektiğini ekledi.

Bolton, İran'da kısa bir süre önce, aralarında basında en çok gündeme gelen Natanz nükleer zenginleştirme tesisindekinin de olduğu bazı bölgelerde yaşanan patlamalarla ilgili olarak bu olayların nasıl gerçekleştiği hakkında özel bir bilgisi olmadığını söyledi. Ancak eğer bu patlamalar planlı ise, İran'ın nükleer programının hedef alınmış olabileceğine dikkat çekti.

Edinilen bilgiye göre Natanz'da meydana gelen büyük bir patlama ile içinde önemli bir santrfüjün bulunduğu bir bina havaya uçtu. 2 Temmuz'da meydana gelen patlamanın, görgü tanıklarının ifadelerine uygun olarak sabah saat 2.00 civarında gerçekleştiği belirtildi.

Bolton, saldırının planlı olması durumunda, gerçekleştirenler ister muhalifler isterse dış aktörler olsun tamamen desteklediğini ekledi.

Bolton, 'Herşeye rağmen Ayetullahlara birilerinin onların en hassas bölgelerine ulaşabileceğini göstermek önemli.' ifadesini kullandı.

Radyo sunucusu Triger bu patlamaların İran'ın nükleer programını iki olmasa da en az birbuçuk yıl geriye attığına dair raporları hatırlattı.

Bolton, Triger'a 'Böyle bir yargıya varabiliriz. Yani yukarıdan bakınca onların düşünülebilecek en gelişmiş santrfüj üretim tesisi olan bir binanın havaya uçtuğu görülüyor.' şeklinde cevap verdi. Bolton, sözlerinin devamında 'Ancak santrfüj odalarının altında neler olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden nükleer programlarının gerilediği konusunda tamamen iyimser değilim.' ifadelerini kullandı.

2 Temmuz'daki patlamadan etkilenen bina iddiaya göre yeni santrfüjlerin 'faaliyete alınmadan önce dengelendiği' daha büyük bir bölgenin üst bölümüydü. İran, füze ve nükleer tesislerindeki faaliyetlerini gizlemek ya da korumak için yeraltına kurduğu tesislerle biliniyor.

Triger, Trump'ın 2018 yılında, İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi ile o zamandan itibaren İran'a uyguladığı baskının ve son birkaç yıldır – Fars Körfezi'ndeki kaçak oyun, İran ekonomisine 'maksimum baskı' mantığı ile uygulanan yaptırımlar ya da Devrim Muhafızları komutanı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesi sonucu oluşan – iki ülke arasındaki gerilimin Ayetullahlara uranyum zenginleştirme programını hızlandırmaya ve belki de birkaç ay içinde bir nükleer bombayı tamamlamaya teşvik ettiğini öne sürdü.

Bolton, 'Kendimle çelişiyorum, Trump daha çok ABD iç politikalarına göre hareket ediyor. Bu yüzden eğer Kasım'da tekrar seçilirse, seçim engelini aşarsa onun ne yapacağını gerçekten bilmiyoruz.' şeklinde konuştu.

Bolton sözlerinin devamında 'Orta Doğuyla ilgilenen insanlar onun ikinci döneminde ne olacağı hakkında daha fazla endişelenmeli.' ifadesini kullandı.

Triger daha sonra sözü Bolton'ın The Room Where It Happened adlı kitabına getirdi. Bolton'ın, Trump'ın damadı Jared Kushner'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer liderlerden gelen telefonları engellediği ve başkanın İran dışişleri bakanı ile görüşmemesi konusunda ikna ettiği iddialarını hatırlattı. Bolton'dan Kushner'ın bu davranışlarına açıklık getirmesini istedi.

Bolton buna 'Bence bu düzenli bir organizasyonda olmayan insanların bu şekilde işin içine dahil edilmesinin tehlikesini gösteriyor. Aile üyelerinin üst düzey pozisyonlara getirilmesinin her zaman tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Bu özellikle önemli bir konu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun dinlenmesi gerekirdi. Böyle karmaşık sorunlar hakkında yeterince tecrübesi olmayan insanlar farkı güdülerle hareket eder. Bunun ciddi bir hata olduğunu düşünüyorum.' şeklinde cevap verdi.

CNN ve Wall Street Journal'da The Room Where It Happened kitabından yapılan alıntılara göre Bolton, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Jared Kushner'ın barış planına liderlik edeceğinden duyduğu şüpheyi ifade ettiğini yazdı. Ayrıca Bolton'ın Trump yönetimine girmeden önce Netanyahu ile görüştüğü ifade ediliyor.

Bolton, Netanyahu'nun, ailesini uzun yıllardır tanıdığı Kushner'ın İsrail-Filistin çatışmasına son verme görevine atanması hakkında kuşkulu olduğunu yazmış.

Bolton 'Netanyahu'nun fikre açıkça karşı çıkmaması gerektiğini bilen bir politikacı olduğunu ancak dünyanın geri kalanı gibi, Kushner'ın Kissinger benzerlerinin başaramadığını başaracağını neden düşündüğünü merak ettiğini' ekledi.

Triger daha sonra Bolton'un kitabında Trump yönetiminin 'İsrail'in başına gelen en iyi şey' iddiasını kesin bir dille reddetmesinden bahsetti.

Bolton buna cevap olarak 'Seçimde Joe Biden'ı savunmuyorum. Kasım'da üçüncü bir şahsa oy vereceğim. Bu benim için mutlu bir seçim değil.' ifadelerini kullandı.

Bolton, açıkladığı belirsizlik nedeniyle 'gelecek birkaç ayın, İsrail'in kendi ulusal güvenliğine göre haraket etmesi için uygun bir zaman olduğuna' dikkat çekti.

 

KUDÜS HABER AJANSI