• 21 Ağustos 2019 01:28
article

Çin'e Borç Korkusu Filipinler'i Titretti

Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi projeleri için Filipinler ile yaptığı sözleşmeler içerdiği maddeler sebebiyle büyük tartışma yarattı.

 
Çin 2013 yılında ilan ettiği Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde pek çok ülkeyle yatırım ve kredi anlaşmaları yaptı. Bu ülkelerden biri de Filipinler. Çin Filipinler'e toplamda 26 milyar dolarlık bir yardım, kredi ve yatırım önerisinde bulundu. Çin maliyeti çok yüksek 10 alt yapı projesi vaad etse de şu ana kadar bunlardan sadece bir tanesi başlangıç aşamasını geçti.
 
Öte yandan Çin'in önerdiği yatırımlarla gelecek olan bolluğun bedeli eleştiri konusu oldu. Bazılarına göre Filipinler bu borçlanma ile Güney Çin Denizi'nde iki ülkenin de üzerinde hak iddia ettiği bir bölgeden vaz geçebilir.
 
Çin'in yapmayı vaad ettiği 10 alt yapı projelerinden birisi için 80 milyon dolar ya da 4,37 milyar Pezoluk maliyetin yüzde 85'ini karşılaması bekleniyor. Borç anlaşması yüzde 2 faiz oranıyla yapıldı ki bu genelde yüzde 3 ila 5 arasında değişen oranlara göre daha düşük bir rakam. Buna yıllık yüzde 0,3'lük taahhüt komisyonu ile 186 bin 260 dolar yönetim ücreti ekleniyor. Filipinler'in 20 yılda borcunu ödemesi gerekiyor. İsterlerse ödemeye yedinci yıldan sonra başlama hakları var. En önemlisi de geri ödemenin yapılmaması durumunda Çin'in teminat olarak gösterilen ulusal varlıklara el koyma hakkı olması.
 
Filipinler yüksek mahkeme hakimi Antonio Carpio durumu "Filipinler'in geri ödeme yapmaması durumunda Çin lehine verilen hakem kararı gereği yasal varlıklar ve ticari amaçlarla kullanılan varlıklara el koyabilir" ifadeleriyle açıklıyor. Anlaşma gereği Filipinler'in söz konusu sulama projesinde bir geri ödeme anlaşmazlığı yaşanması halinde borca teminat olarak gösterilen ulusal varlıklar üzerindeki egemenlik hakkından vazgeçmesi gerekiyor. Carpio ayrıca anlaşmazlık halinde Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticaret Arabuluculuk Komisyonu'nun hakem olacağı ve Çin lehine karar verileceği uyarısında bulundu.
 
Carpio ayrıca borç anlaşmasındaki gizli maddenin 1987 anayasasını ihlal ettiğini de vurguluyor. Buna göre böyle anlaşmalarda devletin diğer kurumları ve büyük hissedarlar ile istişare edilmesi gerekiyor. Carpio'yua göre en büyük tehdit ise Çin'in borçlara karşılık Güney Çin Denizi'ndeki enerji zengini tartışmalı bölge Reed Bank'i istemesi olacak.
 
Öte yandan eski milletvekili, senato adayı ve kamu yararı avukatı olan Neri Colmaneras da Chico Nehri Pompa Sulama Projesi anlaşmasını dengesiz ve ağır olarak nitelendirdi. Anlaşmanın Çin'in lehine ve Filipinler için bir felaket olduğunu söyledi. Çin'in yürüttüğü diğer projeler için imzalanan anlaşmaların da benzer maddeler içerebileceğini belirtti. 
 
Öte yandan hükümet yetkilileri de anlaşmayla ilgili endişeleri gidermek için konuştu. Basına açıklama yapan Finans Bakanlığı Sözcüsü Antonio Lambino Çin ile yapılan tüm anlaşmaların şefaflık ve iyi yönetim standartları temelinde ulusal yasa ve protokollere uygun olması için titiz bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Kredi faiz oranının standartların altında olmasının bir ayrıcalık olduğunu ifade etti. Adalet Bakanı Menardo Guevarra da yorum yapmak için aceleci davranıldığını ve endişeye gerek olmadığını belirtti. Başkanlık sözcüsü Salvador Panelo da Çinlilerin verdikleri borcu tahsil edeceklerinden emin olmak için bu yola başvurmalarının doğal olduğunu söyledi.
 
Hükümet kanadından gelen bu açıklamalara rağmen Filipinler kamuoyundaki endişeler tam olarak giderilmedi.
 
KUDÜS HABER