• 24 Haziran 2018 02:24
article

'Yenilmez Ordu'dan ''Barış Güvercini'' Masalına

AIPAC konferansının üçüncü gününde sahne alan ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi David Friedman İsral rejimini adeta barış güvercini ilan etti.

AIPAC konferansının en önemli konuklarından birisi de ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman oldu. Friedman İsrail taraftarı olmak ile barış taraftarı olmak arasında ayrım yapanları sert bir biçimde eleştirdi. Barışı desteklemeyen İsraillileri yok saydı. İsrail’i destekliyorsanız İsrail’in komşularıyla barış içinde yaşamasını da desteklemelisiniz ifadesini kullandı. Friedman’ın Hıristiyan ya da Yahudilerin barışa karşı olduklarını söyleyenleri inançsızlıkla suçlaması ise oldukça dikkat çekiciydi.

David Friedman bütün İsraillilerin barış özlemi içinde yaşadıklarını ve aksini ifade etmenin tehlikeli olduğunu savundu. Eğer hakkında konuşulacak bir barış yoksa suçlunun İsrail rejimi değil başkaları olduğunu öne sürdü.

Firedman ayrıca son bir yılda pek çok ilk yaşandığını ifade etti. ABD’nin ilk kez İsrail bağımsızlık gününe ev sahipliği yaptığını hatırlattı. İlk kez bir ABD Başkanı’nın Ağlama Duvarını ziyaret ettiğini ifade etti. Başkan Donald Trump’ın Kudüs kararına değindi. Elçiliği taşımak için çok çalıştıklarını belirtti.

Söz, Ortadoğu sözde barışına gelince Friedman barışa nasıl ulaşılacağı konusunda farklı görüşler olsa da barışın gerekliliği konusunda herkesin hemfikir olduğunu savundu. Trump yönetiminin barış planı için çok çalıştığını vurguladı.

ABD’li diplomat Trump’ın İsrail’in Beyaz Saray’daki gelmiş geçmiş en büyük dostu olduğunu belirtti.

Firedman konuşmasının sonuna doğru İsrail’in kendilerini güvende tuttuğunu iddia ederken ABD’nin de İsrail’in güvende tutmasını umut ettiğini açıkladı.

Uzmanlar, bir zamanlar ihanet içindeki Arap liderlerin ordularını 6 günde dize getirdiği öne sürülen Siyonist işgal ordusunun ve rejiminin bölgesel barış konusunda bu denli istekli görünüyor olmasının arkasında artık onu saldırı pozisyonundan savunma pozisyonuna iten bir güç olduğunu ifade ediyorlar. 2000 yılında Lübnan'daki direniş sayesinde Lübnan'dan çekilmek zorunda kalan 2006 yılında Hizbullah karşısında ağır bir malubiyet tadan Siyonist işgal ordusu, 2008 yılında Gazze'deki direnişi bitirme hedefiyle girdiği Furkan Savaşı'ndan da beklediği başarıyı gösteremedi. Son yıllarda direniş gruplarının birçok başarılı sınır ötesi operasyon gerçekleştirmesi üzerine Siyonist rejim adeta kendi kendini ablukaya alarak Gazze ve Lübnan sınırına güvenlik duvarları örmeye başladı. Gelinen süreçte kendi lehine olacak bir plan içeriyor olsa da geçmişte güç gösterisi yapmaktan zevk alan İsrail'in bugünlerde barış söylemini dile getiriyor olması, vaadedilmiş toprakların tamamına hakim olma hayalinin suya düştüğü şeklinde yorumlanıyor. Zira ABD'nin ya da hain Arapların aracılık edeceği olası barış planı, yalnızca Filistin toprakları üzerindeki İsrail hakimiyetini öngörüyor.

KUDÜS HABER